Site is under construction
Interview to 'Bloomberg' (May, 2014)
07 May 2014 14:36

 Rusya İmparatorluk Hayali Kurmaya Devam Ediyor

Ukrayna’nın doğusundaki tansiyon giderek artıyor

“Kırım’ın bu durumunu hiçbir zaman kabullenmeyeceğiz”

Kırım’ın ilhakının ardından, Ukrayna’nın doğusunda Rusya yanlılarının, Ukrayna’dan ayrılıp Rusya’ya bağlanma çalışmaları Karadeniz’in kuzeyindeki tansiyonu daha arttırıyor. Bu süreçte Batı’nın siyasi gücünü arkasına alan geçici Ukrayna yönetimi, ülkenin toprak bütünlüğünü korumaya çalışıyor. Mayıs ayında Ukrayna’da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimime kadar ülkenin doğusundaki olayların artması bekleniyor. Doğrusu seçimlerden sonra ise Ukrayna’yı nasıl bir gelecek beklediği ise bilinmiyor. Böyle bir ortamda yaşanan son gelişmeleri Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Dr. SergiyKorsunsky Bloomberg Businessweek Türkiye’ye değerlendirdi.

Kırım’da yaşanan gelişmeleri biliyoruz. Tek taraflı bağımsızlık ilanı ve referandumla Rusya’ya bağlanmayı kabul edilmesi söz konusu. Acaba Ukrayna artık bu durumu kabullendi mi?

Elbette hayır, Ukrayna Rusya tarafından yapılan bu işgali kesinlikle kabul etmedi ve bundan sonra da etmeyecek. Bakın bu işgali yalnız Ukrayna değil Birleşmiş Milletler (BM) üyesi 100 ülke de kabul etmedi. Mevcut durumu Rusya Federasyonu dahil yalnız BM üyesi 11 ülke kabul ediyor. Biz 21. Yüzyılda yaşıyoruz. Ama Kırım’ın Rusya tarafından ilhakı adeta bize 18 ve 19. yüzyılı hatırlatıyor. Bakın Kırım’da yalnız Ukraynalılar ve Ruslar yaşamıyor. Burası aynı zamanda Kırım Tatarlarının da toprağı ve sadece onların Kırım’ın bundan sonraki geleceğini belirleme hakkı mevcuttur, onlar da bu işgali kesinlikle kabul etmiyor.

18 ve 19. yüzyıldan bahsettiniz. Hepimiz biliyoruz ki bu dönem Rus Çarlığının topraklarını büyüttüğü bir dönem olarak dikkat çekiyor. Burada Moskova yönetiminin aynı imparatorluk anlayışıyla mı politikalarını yürüttüğünü söylüyorsunuz?

Bana öyle geliyor ki Rusya, geride kalan 300 yıl boyunca imparatorluk görüşlerinde hiç vazgeçmedi. Dikkat ederseniz bütün imparatorluklar tarih içinde aynı süreci yaşarlar. Şöyle ki bu düşünceye sahip devlet yöneticileri, kendi ülkelerinin gerçeklerini yansıtmayan suni bir gündem yaratırlar. Ve bu yöneticiler kendi yardımcılarına ve halktan bu suni gündeme inanmalarını isterler, buna inanmaya mecbur bırakırlar. Aynı durum Rusya için de geçerli. Sovyetler Birliği’nden bugüne kadar Rus yöneticiler halkına yalnız Rusların kahraman olduğunu diğerlerini ise düşman olduğunu söylediler. Onlara göre en büyük düşman ABD, NATO düşman AB yine düşman. Kısaca kendileri dışında herkes onlara düşman. Bir de Sovyetler Birliği vizyonundan çıkmaya çalışan, kendilerini bu sistemden koparmaya çalışan bizim gibi ülkeler de Moskova yönetimi için meydan okuyorlar.

Hatırlarsınız Gürcistan, Ukrayna, Azerbaycan ve Moldova’nın oluşturduğu ve bu ülkelerin ekonomisinin ve demokrasisini gelişmesi için GUAM adlı bir organizasyon kuruldu. Şimdi bu ülkelerin durumlarına bakalım. Gürcistan 2008 savaşından sonra Abhazya ve Osetya’yı kaybetti. Azerbaycan’ın Karabağ sorunu devam ediyor. Moldova’nın Transdinyester meselesi hala çok sıcak ve son olarak Ukrayna’nın Kırım’da yaşadığı problem ortada. Bakın yara olan bir yere devamlı dokunursanız orayı kaşırsanız bu yara iyileşeceğine daha da kötü olur. İşte bu ülkelerde durum aynı. Rusya’nın yaptığı da bu yaraları kaşımak. İşte bu imparatorluk hayallerinde kalma bir durumdur.

Eğer sizin dediğiniz gibi Rusya imparatorluk anlayışıyla komşularına yaklaşıyorsa sırada yeni ülkeler var demektir. Sizce sırada hangi ülke var?

Bunu şimdiden ön görmek gerçekten zor.Ama önemli bazı noktalara dikkatinizi çekmek istiyorum. Daha alt düzeydeki Rus politikacıların son dönemdeki açıklamalarına dikkat edin. Bazı politikacıların Kazakistan’daki Rus nüfusunun çok olduğu bölgelerle ilgili açıklamaları bulunuyor. Öte yandan Letonya hükümeti bile bu yönde kaygı duymaya başladı. Zira Rus yöneticilerin, Letonya’nın Rus nüfusun çok olduğu bölgelerindeki durum ile ilgilenmeye başladığı işaretleri ortaya çıkmaya başlamıştı. Haklı olarak da Letonyalı yöneticiler bu açıklamalarla tedirgin oluyor.

Peki Ukrayna Kırım konusunda ne yapacak bundan sonra?

Kırım konusunda Rusya’ya yönelik diplomatik baskılara devam edilecek. Bu noktada bizi en çok tedirgin eden Kırım’daki vatandaşlarımızın durumu. Biliyorsunuz 18 Nisan’da, Rusya’nın Kırım’da yaşayan insanlara Ukrayna pasaportunu bırakıp Rus pasaportunu almak için verdiği süre doldu. Burada Ukrayna pasaportunu bırakmak istemeyen yüzbinlerce insanımız bulunuyor. Bu insanlarımız ciddi bir sıkıntıyla karşı karşıya. Bir süredir Kırım’daki Ukraynalılar emekli maaşını alamıyor. Yine 10 bin kadar vatandaşımız oradaki konutlarını bırakıp göç etmek zorunda kaldı. Bunların mülkiyet sorunu var, kopan aileler ise ayrı bir sorun oluşturuyor. Kırım’da da cumhurbaşkanlığı seçimimiz olacak ve bu süreç nasıl işleyecek? Kırım topraklarının ilhakına karşı kendi halkımızın hakları için bütün diplomatik çalışmaları sürdürdük. Bundan sonra da bu çalışmaları yoğun bir şekilde sürdüreceğiz.

Peki ya Ukrayna’nın doğusunda yaşanan gelişmeler?

Ukrayna’nın doğusunda, Rus ordusunun desteğiyle Rus yanlısı organizasyonlar tarafından başlatılan terörist eylemlere yönelik elbette güç kullanılacaktır. Bu olayların Rus yetkililerce çıkarıldığına dair o kadar çok kanıt elimizde mevcut ki. Bütün bu yaşananlar bir devlet terörizmi ve maalesef hayatını kaybeden insanlar da bulunuyor. Biz kapsamlı bir şekilde silah kullanmadan bu olayları yatıştırmaya çalışıyoruz. Cenevre’de yapılacak dörtlü görüşmelerde ABD ve AB tarafı, Ukrayna’nın doğusunda yaşanan kışkırtıcı olayların durması konusunda Rusya’yı ikna edebileceklerini düşünüyor. Olaylarla ilgili ne gibi adımlar atabileceğimize bu zirveden çıkacak sonuçlara göre bakacağız.

Doğuda askeri güç kullanacağınızı belirttiniz. Bu konuda Batı’dan bir destek alacak mısınız ya da şu anda alıyor musunuz?

Hayır biz Batı’dan yalnız siyasi güç alıyoruz. Savunma Bakanlığımız, İç işleri Bakanlığımız bünyesinde bu olayları bastıracak yeterli silahlı gücümüz var. Biz önce kendi askerimize inanıyor ve güveniyoruz. Rusya üzerindeki siyasi baskını daha da arttırılması gerekiyor. Moskova yönetiminin izole edilmesi gerekiyor ki Rusya Ukrayna’nın doğu sınırındaki askeri gücünü çeksin.

Kırım sorunu başladığından beri Türkiye’nin tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye bu konuda son derece yapıcı rol oynuyor. Ankara Kırım’ın ilhakı ve sözde referandumu tanımıyor. Dün Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül tarafından, Kırım Tatar halkının lideri Sayın Mustafa AbdülcemilKırımoğlu’na “Cumhuriyet Nişanı” takdim edildi. Burada hem Sayın Gül’ün hem de Sayın Kırımoğlu’nun konuşmalarına baktığımızda Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün hakim olduğunu görüyoruz. Sayın Gül ile konuşmamızda Türkiye’nin bu pozisyonunu sürdüreceğinin garantisini aldık.

Biz Kırım’da Kırım Tatarlarına yönelik yapılan baskıdan endişe duyuyoruz. Geçtiğimiz günlerde 14 yaşında bir Tatar genç sırf Tatarca konuştuğu için Ruslar tarafından dövüldü. Kırım’daki sözde hükümet yetkilileri gerekirse Tatarların mülklerine el konulabileceğini belirtiyor. Kırım Tatarlarına yardım konusunda Ukrayna olarak Türkiye’nin yardımlarını ve desteğini bekliyoruz. Umuyorum ki bundan sonra da Türkiye, Kırım Tatarlarına kapsamlı yardım etmeye devam edecektir.

Ukrayna’da 25 Mayıs tarihinde yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri Ukrayna’nın geleceği için kritik bir öneme sahip. Bu seçimler Ukrayna’yı nasıl etkileyecek?

Bu seçimlerin şeffaf ve demokratik bir ortamda yapılması gerekiyor. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 23 aday adayı var ki bunlar ülkemizdeki her etnik, bölgesel ve siyasal farklılıkları temsil eden adaylardan oluşuyor. Bu seçim sürecinde Rusya’nın bizi rahat bırakmasını istiyoruz. Öyle ki Ruslar bazı yayın organlarıyla gerçek olmayan bilgileri servis ediyorlar. Bu gerçek dışı haberlerden biri de bizim seçimlerimize ABD ve AB’nin karışması. Ruslara göre ABD ve AB bizim iç işlerimize karışıyor. Bu tamamen yalan. Son derece deneyimli ve tecrübeli bir Türk diplomatı Sayın Ertuğrul Apakan’ın başkanlığında AGİT Ukrayna misyonu bizim seçimlerimizi denetleyecek. AB ülkelerinde ve diğer birçok ülkeden biz seçimlerimize gözlemcilerin katılmasını istiyoruz. Çünkü Ukrayna’da yapılacak seçimlerin demokratik ve şeffaf olacağını bütün dünyanın görmesini işitiyoruz. Bundan sonra kurulacak güçlü bir yönetim, sağlam bir şekilde reformlarımızı gerçekleştirecektir.

Seçimlerden sonra Ukrayna’nın federal bir yapıya dönüşeceği iddia ediliyor. Sizce bu mümkün mü?

Bence Rus devlet televizyonundaki haberlere bu kadar itibar etmeyin. Federal bir ülke olmamız diye bir durum söz konusu değil. Ukrayna’da idari yapımızın değişmesi için hiçbir neden bulunmuyor. Bir ülkenin federal olabilmesi için bazı şartların mevcut olması gerekiyor ki bunların hiçbiri Ukrayna’da yok.

Ama şu noktaya dikkatiniz çekmek isterim. Çıkarılması planlanan yeni anayasada bölgesel idarelerin yetkilerinin bugünkünden daha fazla genişletilmesi düşünülüyor. Bu anayasada istek olması durumundabölgesel dillerin kullanımı için de yeni haklar tanınacaktır. Ama bir kez daha üstüne basarak ifade etmeliyim ki Ukrayna’nın federal bir ülke olması söz konusu bile değil.

Rusya yine ülkenize gelen doğalgaza zam yaptı. Siz bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ülkemiz ekonomisi zor bir dönemden geçiyor. Bütçenin istikrarı için olağanüstü tedbirler alındı. Yine IMF ve AB mali yardımları söz konusu. Rusya böyle bir dönemde doğalgaza zam yaparak Ukrayna’yı baskı altın almaya çalışıyor. Bu şekilde Rusya bizi baskı altına çok defa girişimde bulundu. Moskova bunu yalnız Ukrayna’ya değil birçok ülkeye yapıyor. Avrupa’yı doğalgaz ile tehdit ediyor. Bu Rusya’nın izlediği bir taktik. Elbette hem Ukrayna hem de Avrupa Rusya’dan gelen doğalgaz alımını durdurmak için elinden geleni yapıyor ve bundan sonra da yapacak.

Biz son yedi yılda Rusya’dan satın aldığımız doğalgaz miktarını iki kat azalttık. Polonya üzerinde doğalgaz almaya başladık. Macaristan ve Slovakya üzerinde doğalgaz satın almamız söz konusu. Rusya’ya karşı her tülü alternatifi düşünüyoruz. Burada Türkiye’de önemli bir ülke bizim için. Mesela TANAP bu noktada alternatif bir kaynak olabilir. Biz doğal gaz fiyatlarının ayarlanması konusunda Rusya’daki güya kardeşlerimizi ikna etmekten bıktık artık. Avrupa’da bugünlerde ‘çeşitlendirme’ kelimesi boşuna sevilmiyor. Zaten bu enerji konusundaki bağımsızlığa giden tek yoldur.

Outdated Browser
Для комфортної роботи в Мережі потрібен сучасний браузер. Тут можна знайти останні версії.
Outdated Browser
Цей сайт призначений для комп'ютерів, але
ви можете вільно користуватися ним.
67.15%
людей використовує
цей браузер
Google Chrome
Доступно для
  • Windows
  • Mac OS
  • Linux
9.6%
людей використовує
цей браузер
Mozilla Firefox
Доступно для
  • Windows
  • Mac OS
  • Linux
4.5%
людей використовує
цей браузер
Microsoft Edge
Доступно для
  • Windows
  • Mac OS
3.15%
людей використовує
цей браузер
Доступно для
  • Windows
  • Mac OS
  • Linux