• A-
    A+
  • Українською
  • English
Ben Şanslı Bir Diplomatım
04 Haziran 2009 13:01

Interview to the "Sabah" Newspaper (in Turkish)

Türk yemeklerini seviyor, gelenek göreneklerini kendi ülkeleriyle benzeştiriyorlar. Futbol taraftarlarının enerjisinden elektrik santrali elde edilebileceğini düşünüyor, Ankara’ya hayranlık duyuyorlar. Ukrayna Büyükelçisi Sergiy Korsunsky ve eşi Liubov Korsunska’nın izlenimlerini ve özel yaşamlarına dair bilinmeyenleri konuştuk.

Türkiye hayranı bir büyükelçi ve eşi; Türk mutfağını beğeniyor, gelenek ve göreneklerini kendi ülkeleriyle benzeştiriyorlar. Gezdikleri
Antalya, Bursa, Kapadokya, Trabzon gibi farklı şehirlere ait kültürlere hayranlık duyuyor, Ankara’yı bir başka seviyorlar. Türk futbolunu takip ediyor, taraftarların enerjisini olağanüstü; buluyorlar. Çay içmeye burada alıştılar. Türk misafirperverliğinden hoşlanıyorlar.

Ukrayna Büyükelçisi Sergiy Korsunsky ve eşi Liubov Korsunska ile Dikmen Vadisi’ndeki evlerinde Türkiye izlenimlerini ve özel yaşamlarına dair bilinmeyenleri konuştuk.

Daha öncede Türkiye’ye geldiniz...

Sergiy Korsunsky: Evet, ben ilk kez Ankara’ya 2006’da geldim. Eşim de 2007’de Antalya’ya gelmişti.

İlk kez gördüğünüz şehirle şimdiki arasında bir fark buluyor musunuz?

SK: Çok fark var. Ankara çok değişmiş. Daha konforlu ve güzel bir şehir olmuş. Ankara’da gurur duyabileceğiniz pek çok şey var. Burada olduğumuz için çok şanslıyız.

Ankara ile ilgili neler biliyordunuz?

Liubov Korsunska: Ankara’ya tayinimiz çıktığında Ukrayna’daki insanlar bizim adımıza üzüldü. Çünkü burayı öyle tarif ettiler ki çöle
geliyoruz sandık. Ukrayna’nın parklarını ve yeşilliğini özleyeceğimizi söylediler. Ama biz buraya (Dikmen Vadisi) akşamüzeri geldik ve ışıklandırılmış yeşil alanı görünce mutlu olduk. Bu şehrin yeşil ve temiz olması için çok çaba gösteriliyor. İnsanlar kente büyük bir sevgiyle yaklaşıyor. Tüm bunlar gurur duymanız için yeterli.

Görev yaptığınız diğer ülkelerle burası arasındaki farklar neler?

SK: Ukrayna Dış İşleri Bakanı ile Türkiye’ye tayinimi konuştuğumuzda bana Ukrayna diplomatlarından en şanslısı olduğumu söyledi. Gerçekten öyle. Daha önce İsrail ve Amerika’da çalıştım. Bu ülkelerin geçmişi ilginç, kültürel miras bakımından zengin yerler. Ama doğa ve tarih açısından Türkiye diğer ülkelerden daha zengin.

Türkiye’de nerelere gittiniz?

SK: Hem Karadeniz hem de Akdeniz kıyılarını gördük. Kapadokya, Antalya, Muğla, İzmir, Bursa’ya gittik. Çok etkilendik.

ÇAY İÇMEYE BURADA BAŞLADIK

Burada kaldığınız süre içinde Türkiye’ye özgü öğrendiğiniz gelenek görenekler oldu mu?

SK: Aslında misafirperverlik bizi çok etkiledi. Nereye gittiysek gidelim insanların bizi konuk etme şekli çok hoşumuza gitti, samimiyet gördük. Resmi statümüz önemli değildi. İnsanlar içinden geldiği gibi yakın davrandı bize. Misafirperverlik Ukrayna ve Türk halkına özgü bir şey, bizi yakınlaştırıyor. Ülkemizde de her evde böyle bir yakınlıkla karşılaşırsınız. Ve burada çay içmeye alıştık.

Eskiden çok içmez miydiniz?

Hayır, hiç içmezdik.

Türk yemekleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

SK: Beğendiğimiz pek çok yemek var. Sebzeli yemekler çok hoşumuza gidiyor. Türkiye’nin her bölgesine ait farklı tatlar var, Trabzon’da Hamsi’nin tadına bakmadan ayrılmak mümkün değil.

LK: Eski yemeklerin tariflerini araştırmaktan hoşlanıyorum ve bu yemek tariflerini Ukrayna’dakilerle karşılaştırıyorum. Çorum’dan aldığımız bir kitapta Hititler döneminde yapılan yemeklerin tarifleri bulunuyor.

Mutfakla aranız nasıl?

SK: Bana bakarsınız eşimin güzel yemek yaptığını anlarsınız. Sağlıklı yemekler yapmaya çalışıyor.

Eşiniz size mutfakta yardımcı olur mu? Bazı kadınlar eşlerinin mutfağa girmesini istemez.

LK: Yemek yapmak için mutfağa giriyor. Kendisinin keşfettiği yemek tarifleri var. Et yemeklerini güzel yapıyor. O mutfağa girdiği zaman ben çıkıyorum. Çünkü ikimizin de liderlik özelliği var ya ben olacağım ya o olacak. Ukrayna’da Bir mutfakta iki ev sahibi olmaz derler.

SK: Ama çok steril çalışıyorum. Bir ameliyathanedeki gibi.

Bir Türk’ün size göre en ayırt edici özelliği nedir?

LK: Dünya insanıyız. Irk ayrımımız yok. Ama Türkler araba kullanırlarken farklılar. (gülüyor)

Nasıllar?

LK: Bir yerden bir yere giderken o an hayatlarının en önemli işini yapıyorlar gibi. Arabanın içindekinin bir Türk erkeği olduğunu fark
edebiliyorum. Amerika ve İsrail ile kıyasladığımda Türk erkeklerinin kadınlara karşı davranışları çok dikkatli ve centilmence.

TÜRK ERKEKLERİ O AMAÇLA UKRAYNA’YA GİTMEZ

Peki, Ukraynalı genç kadınlar geçen haftalarda Türk erkeklerini protesto etti. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

SK: Geleneksel olarak Ukrayna toplumunda kadının rolü çok önemlidir. Eski Rusya’da Hıristiyanlığı ilk kabul eden kadının ismi Olga’ydı. Hiçbir zaman Ukrayna ailelerinde bir kadın erkeğin bir eki değildi ve ailenin önemli bir unsuruydu. Bunun için Ukraynalı kadınlar, cinsel obje şeklinde görülüyorlarsa buna karşı her zaman hassaslaşıyorlar. Kısa bir süre önce Ukrayna’ya eğlenmek için gelen erkeklere karşı birlik oluşturuldu. Protestolar, Ukrayna’nın sadece cinsel turizm ülkesi olarak tanıtılmasına karşın yapıldı. Birkaç ülke arasında Türkiye’nin de adı geçti. Biz büyükelçilik olarak Türk erkeğinin bu amaçla Ukrayna’ya gittiğini düşünmüyoruz.

Türk kadınlarıyla ilgili ne düşünüyorsunuz?

SK: Türk üniversitelerindeki profesörlerin yüzde 20’sini kadınlar oluşturuyor. Ancak diğer bir yüzde 20’si ise ortaokul mezunu bile değil. Biliyorum ki Türkiye’nin bir dönem kadın başbakanı vardı. Ama Meclis’teki kadın sayısı az. Bu güzel bir şey değil ama aynı durum Ukrayna için de geçerli. Herhangi bir gelişmiş ülkede kadını ikinci planda göremezsiniz.

LK: Burada pek çok kadınla tanıştım. Kadınlar farklı alanlarda faaliyet gösteriyor. Ama bazıları üniversiteyi bitirmelerine rağmen evlendikten sonra çalışmıyor. Potansiyelleri büyük ama değerlendirmiyorlar. Biz iki kızımızın istediklerini gerçekleştirebilecekleri bir ortamda olmalarını istedik.

Kızlarınız mesleği nedir?

LK: Büyük kızımız evli ve Amerika’da yaşıyorlar. 3 yaşında bir kız torunumuz var. Küçük kızımız İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde Halkla İlişkiler Bölümü’nde okuyor.

Türkiye’de okumayı kendi mi tercih etti?

Evet. Ukrayna’da liseyi altın madalya ile bitirdi ve istediği üniversiteyi seçebilirdi. Ama o Türkiye’de okumayı istedi.

EN ÖNEMLİSİ İLGİ

Kaç yıllık evlisiniz?

25.

Bu kadar uzun sürelik bir birlikteliği neye bağlıyorsunuz? Büyük bir aşk mı?

SK: Sağlıklı yemeklere (gülüyor).

Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer sözünü biliyorsunuz o halde?

SK: Ukrayna’da da aynı sözü kullanırlar. Tabi ki aşk var aramızda. Eşimin adının anlamı da aşk’tır.

LK: Asıl önemli olan eşlerin birbirine olan ilgisi. Biz birbirimize karşı her zaman ilgili olduk. Ve kadın çalışmıyorsa bu durum evliliğe zarar verir. Çünkü o zaman kadın kendini gerçekleştiremiyor. Ben çocuklarım küçükken bile çalışıyordum. Çalışmak benim için kendimi formda tutmak demek. Şimdi çalışamıyorum ama projelerime burada devam ediyorum.

Ne gibi projeler?

LK: Ukrayna’da yetenekli çocuklar için eğitim projesi yürütüyordum. Burada Türk makamlarıyla temaslara geçtim. Yetenekli çocuklar için neler yapılıyor araştırıyorum. Ayrıca insan gelişimi ve sağlıklı yaşamlar için araştırma yapıyorum. Gelecekte bu konularda bir kitap yayınlayacağım. Bunların dışında gittiğim yerlerde edindiğim bilgi ve gözlemlerimi yazıyorum.

TARAFTARLARIN ENERJİSİNDEN SANTRAL ÜRETİLİR

Ankara’ya tekrar dönersek Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’le komşu sayılırsınız. Hiç karşılaşıyor musunuz? Bu kente dair konuşuyor musunuz?

SK: Meşgul insanlar. Ama bazı milletvekilleriyle tanışıyoruz.

Ankara’da nereye gitmekten hoşlanıyorsunuz?

SK: Balkona çıkmaktan, (gülüyorlar) Keçiören’e gitmekten hoşlanıyoruz.

Peki, bu şehirde eksik olduğunu düşündüğünüz şey var mı?

LK: Tiyatrolar ve müzeler daha kapsamlı olsa daha güzel olur. Ankara’da çalışan her diplomat kültürel etkinlikler için İstanbul’a gidiyoruz der. Ama Ankara büyük bir şehir. Eğer bu etkinlikler daha fazla olsa kenti zenginleştirir. Bir de etkinliklerde konuşmaların İngilizce yapılmasını diliyoruz.

İlgi alanlarınız?

SK: Spor yapmayı seviyorum. Futbol oynuyorum. Her hafta sonu diplomatların takımları maç yapıyor. Polonya Büyükelçisiyle onursal bir savaş veriyoruz. (gülüyor) Ayrıca Hıristiyanlığın tarihi ve görevli bulunduğum ülkelerin tarihiyle ilgili araştırmalar yapıyorum ve kitaplar yazıyorum. İlk kitabımın tasarımını kızımız yaptı.

Peki, Türkiye’deki futbol sevgisini nasıl buluyorsunuz? Beşiktaş’ın şampiyonluğunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Beşiktaş hakkında bir fikrim yok. Çünkü bayrağımızın renkleri Fenerbahçe’nin de renkleri. Ama Türk taraftarları olağanüstü. 20 Mayıs’ta UEFA kupasının final maçına gittim. Ukrayna takımı Alman takımından kupayı aldı. Taraftarlar arasında tribünlerde sarı-lacivert üniformalı insanlar vardı. Bizimkiler diye düşündük ama Fenerbahçelilermiş. Onlar sadece Ukrayna’yı tutmadılar, bizimkilerden daha güzel tezahürat da yaptılar. Onların enerjisinden stadyuma elektrik santrali kurulabilir.

Up

 

«Sabah»,

Outdated Browser
Для комфортної роботи в Мережі потрібен сучасний браузер. Тут можна знайти останні версії.
Outdated Browser
Цей сайт призначений для комп'ютерів, але
ви можете вільно користуватися ним.
67.15%
людей використовує
цей браузер
Google Chrome
Доступно для
  • Windows
  • Mac OS
  • Linux
9.6%
людей використовує
цей браузер
Mozilla Firefox
Доступно для
  • Windows
  • Mac OS
  • Linux
4.5%
людей використовує
цей браузер
Microsoft Edge
Доступно для
  • Windows
  • Mac OS
3.15%
людей використовує
цей браузер
Доступно для
  • Windows
  • Mac OS
  • Linux